Bugün sepete düşünmeden attığımız bazı ürünler, bir zamanlar ya nadir bulunan ya da Türkiye’de henüz hiç tanınmayan yeniliklerdi. Raflar doldu, seçenekler çoğaldı ama bu “alışılmış” konfor aslında çok da eski değil. Kısacası, bugünün sıradanı dünün lüksüydü.

Bebek bezleri

Türkiye’de tek kullanımlık bebek bezleri, 1980’lerin sonlarına kadar yaygın olarak kullanılmıyor, daha çok kumaş bez tercih ediliyordu. Bu durum, Procter & Gamble’ın Prima markasıyla Türkiye pazarına girmesiyle değişti; şirketin resmi verilerine göre ürünler 1987 yılı itibarıyla Türkiye’de kullanılmaya başlandı. Böylece bebek bezleri kısa sürede yaygınlaşarak günlük hayatın standart bir parçası haline geldi.

Kaynak: Prima tarihçesi

Hijyenik pedler

Türkiye’de hijyenik pedler, 1970’li yıllara kadar bulunmayan bir ürün kategorisiydi. Akademik çalışmalara göre ülkede hijyenik ped pazarı, Orkid markasının 1970’lerde Türkiye’ye girmesiyle oluştu ve kadınlar ilk kez modern pedlerle bu dönemde tanıştı. Procter & Gamble’ın 1987’de Türkiye’de faaliyetlerini güçlendirmesiyle birlikte ürünler daha geniş kitlelere ulaştı ve 1990’lı yıllarda yaygınlaşarak günlük hayata dahil oldu.

Kaynak: Marmara Üniversitesi Akademik Çalışma, Orkid marka tarihçesi

Sıvı yağ

Türkiye’de uzun yıllar yemeklerde tereyağı ve hayvansal yağlar kullanılırken, bitkisel sıvı yağla tanışma 1930’lu yıllarda başladı. Salat markasının resmi tarihçesine göre, İstanbul Balat’ta kurulan tesislerde gerçekleştirilen üretimle birlikte sıvı yağ ilk kez tüketiciyle buluştu. Ancak bu ürünlerin ülke genelinde yaygınlaşması zaman aldı ve özellikle sonraki yıllarda üretimin artmasıyla birlikte sıvı yağlar mutfakların temel ürünlerinden biri oldu.

Kaynak: Salat tarihçesi

Hazır çorbalar

Hazır çorba Türkiye’de tek bir yılda yaygınlaşmadı. Knorr’un 1978’de pazara girmesiyle birlikte ürünler raflarda yer almaya başlasa da, hazır çorbalar ilk yıllarda sınırlı kullanılırken, bulyon ve benzeri ürünlerin ardından zamanla yaygınlaştı.

Kaynak: Unilever tarihçesi

Dondurulmuş Gıda

Bezelyeyi ayıklamak, taze fasulyeyi kırmak Türk mutfağının ritüelidir. Ancak 1990 yılında marketlerde dondurulmuş gıda reyonları açılınca işler değişti. Kerevitaş bünyesindeki SuperFresh, Türkiye'de perakende dondurulmuş gıdayı (mısır, bezelye, pizza vb.) başlatan markadır. Bu tarihten önce "şoklanmış gıda" sadece büyük otellerin mutfağında vardı.

Kaynak: Kerevitaş / SuperFresh Tarihçesi

UHT süt

Türkiye’de uzun yıllar süt, günlük olarak tüketilen ve kısa sürede bozulan bir ürün olarak bilinirken, modern ambalajlı sütle tanışma 1970’li yıllarda gerçekleşti. Pınar Süt’ün resmi tarihçesine göre, 1975 yılında Türkiye’de ilk kez UHT teknolojisiyle uzun ömürlü süt üretildi. Böylece süt, ilk kez uzun süre saklanabilen ve paketli şekilde raflara giren bir ürün haline gelerek tüketim alışkanlıklarını değiştirdi.

Kaynak: Pınar tarihçe

Granül kahve

Türkiye’de granül kahve, 1980’li yıllara kadar yaygın olarak tüketilmiyor, daha çok Türk kahvesi tercih ediliyordu. Bu durum, Nestlé’nin Nescafé markasını Türkiye pazarına sunmasıyla değişti. Şirketin resmi tarihçesine göre Nescafé, 1980’li yıllarda Türkiye’ye girerek granül kahvenin ülkede yaygınlaşmasının önünü açtı.

Kaynak: Nestle tarihçesi

Tuvalet kâğıdı

Türkiye’de tuvalet kağıdı 1970’lere kadar yaygın olarak kullanılmıyordu ve temizlik için farklı yöntemler tercih ediliyordu. 1970 yılında Eczacıbaşı bünyesindeki İpek Kağıt’ın üretime başlamasıyla birlikte, Selpak markasıyla ürünler 1971’den itibaren raflara girdi. Böylece tuvalet kağıdı Türkiye’de ilk kez bu dönemde herkesin evine girmeye başladı.

Kaynak: Eczacıbaşı

Pet şişe su

Türkiye’de içme suyu ise uzun yıllar çeşme ya da cam damacanalarla tüketilirken, ambalajlı suyla tanışma 1980’li yıllarda başladı. Pınar Su’nun 1984 yılında piyasaya sunulmasıyla birlikte su ilk kez paketli ve taşınabilir bir ürün olarak raflara girdi. Bu gelişme, ambalajlı su tüketiminin yaygınlaşmasının önünü açtı.

Kaynak: Pınar tarihçe

Fotoğraf kaynak: AA, Shutterstock

Haberin kapak fotoğrafı yapay zekâ ile üretilmiştir



Haberin Tamamı (Haberturk)