Küresel enerji piyasaları, Washington’dan gelen çelişkili sinyallerle adeta bir roller-coaster yolculuğuna çıktı. Donald Trump’ın Ortadoğu’daki askeri operasyonlara dair bir gün "topyekün imha" tehdidi savurup, ertesi gün "barış yakın" mesajları vermesi, brent petrol fiyatlarında sert düşüşleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu durumu Trump’ın iç siyasetteki "pompa fiyatı" korkusuna bağlıyor. Uzmanlara göre ise akaryakıt fiyatları artsa da Trump asla geri çekilmeyecek.
Petrol analistlerine göre Trump, yaklaşan ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatlarının sandığa yansımasından endişe ediyor.
Financial Times'a konuşan Onyx Capital Group analisti Jorge Montepeque, durumu şu sözlerle özetliyor:
"Benzinin galonunun 4 doları aşması siyasi bir intihardır. Ancak madalyonun diğer yüzünde Trump’ın egosu var yenilmiş görünmeyi asla kabul edemez."
Trump'ın ABD'deki akaryakıt fiyatlarının artışını dikkate almadan savaşa devam etmesi ise bu savaşı bitirmeye asla yakın olmadığı manasına geliyor.
Trump yönetiminden gelen açıklamalar petrol fiyatlarını düşürdü
Birçok yatırımcı, savaşın yarattığı arz kesintisi göz önüne alındığında petrol fiyatlarının çok daha yüksek olması gerektiğini savunuyor. Ancak Trump’ın Truth Social paylaşımları ve televizyon röportajlarıyla fiyatları kasıtlı olarak aşağı çektiği iddia ediliyor. Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers ise bu iddiaları reddederek, "Başkan Trump Amerikalılara karşı tamamen şeffaf ve odak noktası İran rejiminin tehdidini ortadan kaldırmak" açıklamasında bulundu.
Yatırımcılar artık klasik verilerin ötesine geçerek Trump’ın ne zaman "geri adım" atacağını hesaplamaya çalışıyor. Deutsche Bank, Trump’ın onaylanma oranları, enflasyon beklentileri ve borsa performansını içeren bir "Baskı Endeksi" geliştirdi. Bu endeks rekor seviyeye ulaşırken, yatırımcılar 10 yıllık tahvil faizlerinin %4,5’e yaklaşması durumunda Beyaz Saray’ın daha agresif müdahaleler yapmasını bekliyor.
Haberin Tamamı (Sozcu)
Yorumlar (0)
Bir yorum bırakın:
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!